10 Nisan 2009 Cuma

ÖDÜLLENDİRİLDİM

Sevgili arkadaşım www.erenyesildag.blogspot.com 'un annesi Cavidan'cım beni ödüle layık görmüş.Kurallar şöyle:
-ödülü veren kişinin linkini yayınlamak
-ödülü verdiğin kişilere haber vermek
-ödüle layık gördüğün kişilerin linkini vermek.

Bendeeeeeeeeeeeeeeee
www.zuzularannesi.blogspot.com - Banucumu
www.ecegokcayir.blogspot.com - Belkıscımı
www.gulhanca.com - Gülhancımı
www.reyhannaz.blogspot.com - Sibelcimi
www.dogakarya.blogspot.com - Yasemincimi

ödüle layık görüyorum.

15.AYDA NELER YAPABİLİR..

Kızlarımın yaptıklarını görünce bir araştırma yapmak istedim.Bu ayda neler yapabilirlermiş teyit etmek amaçlı.Okurken çok etkilenmiyor insan ama yaptıklarını görünce hayretler içinde kalıyor.
En kısa zamanda yazacağım yaptıklarını.
15 Ay:

Beslenme:
Artık bebeğiniz biberonu bırakmış, fincan veya bardaktan içebiliyor olmalıdır.
15 aylık bebek, kendini beslemeye çalışır, yiyecekleri parmaklarıyla ağzına götürebilir, kaşık kullanabilir. Elbette bu; etrafın, üstünün başının kirlenmesi anlamına gelecektir, fakat aşırı titizlik gösterip bebeği bundan uzak tutmayın.
Besin maddelerinin bebeğin boğulmasına yol açmayacak şekilde uygun büyüklükte parçalanmış olması gerekir.
İlk yıldaki kadar hızlı büyümediği için bebeğin iştahı azalmış olacaktır.
Bebek, artık aile sofrasındaki yemeklerle beslenmeli, 4 temel grup besini alması sağlanmalıdır ( Tahıl, Sebze- meyve, Süt ve süt ürünleri, Et, tavuk, balık ve yumurta ).

Gelişim:
Bu yaşta bebekler çok meraklıdırlar ve daima istediklerini yaptırmak isterler. Güvenliğini sağladıktan sonra, araştırıp keşfetmesine, merakını gidermesine izin verin.
Bu yaş çocuğu sizi taklit etmeyi sever. Örneğin, anne ev işlerini yaparken o da oyuncaklarıyla benzer şeyler yapabilir. Bu taklit hevesinden yararlanıp diş fırçalama gibi iyi alışkanlıklar kazanmasını da sağlayabilirsiniz.
Bu yaşta, öfke nöbetleri de görülür. Nöbet sırasında yapılacak en doğru şey, bebeğin güvenliğini sağladıktan sonra nöbeti görmezden gelmektir. Ona bakmayın, onunla konuşmayın ve sakinleşmesini bekleyin. Eğer, sergilediği şovun izleyicisi olmazsa devam etmesinin anlamı olmayacaktır.
Bu yaşta, sizden ayrılmada yoğun bir endişe yaşayabilir. Ona kısa süre için ayrıldığınızı, döneyeceğinizi söyleyin, ona görünmeden kaçmaya çalışmayın. Mümkün olduğunca, uzun süreli ayrılıklardan kaçının.
Bebek neler yapabilir?
Büyük bir merakla herşeyi inceler.
Kendini beslemeyi sever.
Eşyaları amacına uygun kullanmaya başlar, örneğin tarakla saçını taramaya çalışır.
Oyuncakları atmayı, yuvarlamayı,itmeyi, çekmeyi sever.
Desteksiz ayakta durur, yürüyebilir.
Yardımla basamakları tırmanabilir.
Ayaktayken eğilip yerden bir cismi alabilir.
3-6 kelimelik bir dağarcığı vardır.
Sesiyle dikkat çekmeye çalışır.
Etrafındaki cisimleri, kendince adlandırır.
Neden- sonuç ilişkisini anlamaya başlar.
Deneme- yanılma yoluyla kendince tecrübeler kazanır.
Gelişimi nasıl destekleyebilirsiniz?
Ona vereceğiniz peluş hayvanlar, bebekler, kitaplar, oyuncak arabalar bu yaşta her iki cinsiyet için de uygundur.
Müzik kutusu gibi müzikli oyuncaklar, vurup ses çıkaracağı oyuncaklar , yumuşak toplar, itip çekebileceği oyuncalar bu yaş çocuğu için gelişimini destekleyecek araçlardır.
Onun boyama ve çizmesine izin verin.
Ona kitap okuyun, şarkı söyleyin.
Neler yaptığınızı, etraftaki eşyanın adlarını söyleyin .
Yeni bir kelime öğretirken sık sık tekrarlayın, resmini veya kendisini gösterin.

Uyku:
Halen, gün içinde 1-2 şekerlemeye gerek duyar. Gece uykusu öncesi rutin programınıza devam edin. Uyku öncesi banyo ve bir masal okumanız onu uykuya hazırlayacaktır.

Güvenlik:
Plastik poşet, balon ve küçük sert cisimleri bebekten uzak tutun.
Kırılacak, kopacak parçaları olan, keskin kenar ve köşeleri olan oyuncaklardan kaçının.
Solunum yollarına kaçabilecek sakız, patlamış mısır, sosis, kuruyemiş gibi yiyecekler vermeyin.
Kibrit ve çakmakları ulaşamayacağı yerde saklayın.
Soba, fırın, ocak gibi ısı yayan cihazların yanında oynamasına izin vermeyin.
Ocakta arka bölmeleri kullanın, tencere,tava saplarını içeri çevirin.
Çocuğu arabada asla yalnız bırakmayın, yaşına uygun güvenlik koltuğu kullanın.
Taşıt trafiği olan yerlerde gözünüzü ondan ayırmayın.
Su dolu herhangi bir kabı hemen boşaltın.
Tüm ilaç, temizlik maddesi, kozmetik malzemeleri kilit altında bulundurun.
Bardak, şişe gibi şeylerde temizlik malzemesi saklamayın.

http://www.sagliklicocuk.com/sc01/crklr/file/bvg/15ay.asp sitesinden alınmıştır.

30 Mart 2009 Pazartesi

28 Mart 2009 Cumartesi

BEN ÇOCUKKEN

Sevgili zuzularınannesi Banucum mimlemiş beni. Mimin konusu Ben Çocukkenle başlıyor ve bizi geçmişe götürüyor.Geçmişte yaşadıklarımızı bir kez daha sorgulamamız için.Acısıyla tatlısıyla bir çok anı geliyor aklımıza böylelikle.Belki unuttuğumuz nice olay.Beyin jimnastiği yapmak için ideal bir konu bence.Teşekkür ederim Banu'cum.Ben sekelsiz bir çocukluk yaşadığımı düşünürken bak ne hasarlar almışım meğer üstüme.

"Yeteneğe çok saygı duymuyorum. Yetenek genetiktir. Önemli olan onunla ne yaptığınızdır."

Martin Ritt

Alıştırma:
Genellikle çok derinlerde sakladığımız kazarak ortaya çıkarabileceğimiz yönlerimiz vardır. Kim ne derse desin hiçbir zaman çok geç değildir.Eksiklerimiz kadar olumlu yönlerimizi de kabul etmek oldukça önemlidir.

1-Çocukken çocukluğumu dolu dolu yaşamadığımı düşünüyorum.Hep olgun hep hanımefendi bir
çocuk olmak zorunda hissettim kendimi.Neden bilmiyorum.Halbuki kimse bana bu konuda
telkinde de bulunmadı yani ben hatırlamıyorum.Dolayısıyla Çocukluğumu kaçırdığım.
2-Çocukken baba sevgisinden yoksundum.Çünki babam yurt dışındaydı.
3-Çocukken ruhen yaralanmış olabilirim.
4-Çocukken kanatlı herhangi bir şey olmayı hayal ederdim.Kuş, uçak v.s. Gökyüzünde
gördüğüm her uçağın beni alıp babama götürmesi için yalvarırdım Allah'a.ufffffffffffff.....
5-Çocukken bütün ilginin bende olmasını isterdim.
6-Evimizde asla yeterli paramız olmadı.
7-Çocukken daha fazla babamla birlikte olmaya ihtiyaç duyardım.
8-Bir daha asla babamı göremeyeceğim için üzgünüm.
9-Yıllar boyunca anneme olan aşırı düşkünlüğümün nedenini merak ettim.Ama çok
uzun zaman önce öğrendim nedenini.Annem benim için ayrıca babalık görevini de yaptı.
Onun hakkını hiç bir zaman ödeyemem.Benim annem bir melek anlıyacağınız:))
10- ................................kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.Valla düşünüyorum
düşünüyorum kendimi suçlayacağım bir şey gelmiyor aklıma.

Sevgili Banucum biraz zorlandım cevaplarken.Sana teşekkürlerimi ve sevgilerimi iletiyorum.
Ve bende geçmişe yolculuk yapmak isteyen tüm arkadaşlarımı mimliyorum.

23 Mart 2009 Pazartesi

MUTLU YILLAR ECE..............

Dün yani 22 Mart Pazar günü sevgili arkadaşım Belkıs'ımın minik kızı Ece'nin doğum günüydü.
O da ilk yaşını kutladı.Sevgili Ece'ye çokkkkkkkkkk uzun, sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum.Belkıs'ın da Anneliğinin ilk yılını kutluyorum.İkizini de çok öpüyorum .

20 Mart 2009 Cuma

FOTO, FOTOOOOO

Kızlara ait bir kaç foto.Ev halimiz malum.İlk fotoda bilgisayara olan aşırı bağlılıklarını görüyorsunuz.En çok da mouse ve mouseped delisi bunlar.Mousepedi alıp öyle bir kemiriyorlar ki.İnamazsınız.her yeri delik deşik oldu.
Damla süpangle yedi.Gördüğünüz gibi Damla'yla birlikte her yer de yemiş durumda.
Dayıcıkla oynarlarken.Sağolsun Dayıcık her geldiğinde mutlaka oynar yeğenleriyle.
eeeee başka yeğen yok tabi..
Burda da kokoş ciciannenin şapkasıyla poz veriyor kuzular.Yakışmış dimi:))
Ne kadar mutlu oluyorlar böyle değişik şeyler gördüklerinde.
Çok süslü olucak bu kızlar çokkk...
Karya şapkayı takınca kim tutar artık onu.Gidip şöyle bir gezicek.
Havasını atıcak etrafa.İşim var benim.

18 Mart 2009 Çarşamba

HASTAYIZ

Ailecek hastayız.Ben, kociş ve kızlar.Hepimiz öksürüyoruz.Geçmeyen inatçı bir öksürük musallat oldu bize.Kociş ve Damla yaklaşık 1 aydır, ben yaklaşık 2 haftadır, Karya ise yaklaşık 1 haftadır öksürüyoruz.Dr'umuz bize mukotik adında balgam söktürücü bir şurup vermişti.İlk Damla'ya kullanmaya başladık.3 gün kullanalım dedi.Kullandık, geçmedi.Aradım bir 3 günlük kür daha yapalım dedi.Yaptık biraz hafifledi.Bu arada Karya'da da öksürük başlarsa ona da bir 3 gün kullanalım demişti.Çünki ikisinin de ciğerlerinde bir şey yoktu.Karya'da da öksürük başlayınca ona da bir 3 gün kullandım.Baktım geçmiyor aradım devam edelimmi diye sordum.Bu arada bana sorular soruyor, ateş varmı, burun akıntısı vs.Yok onlar diyorum.Tamam diyor devam edelim.Bugün 3.gündü.Ama Karya gece sabaha kadar öksürmeye devam edince ve Damla'da da burun akıntısı başlayınca, sabah kaptığım gibi ikisini de doktorumuzun çalıştığı hastaneye gittik.Kendisi Acil Şefi.Allahtan hemen bulduk.Ve anlattım ona durumu.Zatürre oldu diye korktum dedim.Sağolsun ikisini de güzelce muayene etti.Ağızlarına, burunlarına heryerlerine baktı.Ve çok şükür ciğerlerde bir şey yok.İlacımızı değiştirdi.Bricanyl şurup ve iliadin damla verdi.İliadin damlanın yarısını boşaltıp, serum fizyolojikle doldurucaz üstünü.Önce okyanus suyuyla burunu açıp, ardından iliadin damlayı vereceğiz.Ve sürekli peteklerin üstüne ıslak havlu koyacağız.Bricanyl şurupu sekiz saat arayla günde 3 kere 2 mm vereceğiz.
İnşallah çabuk iyileşir kuzularım.
Emme durumlarına gelince...
Geçen perşembeden beri emmiyorlar.Zorlandık ama şimdi daha iyiler.
Hala akıllarına geliyor ama artık biberonla süt içiyorlar.Benimle yaptıkları keyfi artık biberonla yapıyorlar.benim için çok zor oldu ama bende alıştım artık.En azından gece uykuları biraz daha iyi şu aşamada.Zırt pırt uyanmıyorlar eskisi gibi.Ama illaki ben yanlarında yatıcam.ben yanlarında yoksam mutlaka uyanıp ağlıyorlar.ben yanlarında yatıyorsam ve sarıldıysam tamam sorun yok arkalarını dönüp uyuyorlar.Aslında bana pek pas verdikleri yok.Ama neden yanlarında istiyorlar anlamadım.Madem beni istiyosun neden arkanı dönüyosun dimi.Akıllarınca bana ceza mı veriyorlar acaba?Hiç bu açıdan düşünmemiştim.
Neyse bakalım şimdilik bizden havadisler bu kadar.