4 Mart 2010 Perşembe

ATIK YAĞLAR SULARIMIZI ÖLDÜRÜYOR


Sevgili Ayşegül'ün blogundan alıntıdır.Lütfen duyarlı olalım.Madem ki elimizden küçük de olsa bir katkı gelecek dünyamız için.Bence değerlendirelim.


Eren Güler / hurriyet.com.tr 21 Aralık 2009

Türkiye'nin sularının, akarsularının, göllerinin ve denizlerinin kurtarılması sizlerin elinde.

Hem de çok basit bir yöntemle... Hepimiz yemek yapmak ve kızartma yapmak için evmizde çeşit çeşit yağ kullanıyoruz. Ayçiçek yağı, zeytinyağı,mısırözü yağı, margarin vs... Peki bu yağları kullandıktan sonra ne yapıyoruz? Lavaboya döküyoruz değil mi...
TAM BİR KATLİAM
İşte doğa katliamı da tam bu noktada başlıyor. Lavabodan döktüğümüz her bir damla yağ ile Türkiye'nin geleceğini çalıyoruz ve zaten sınırlı olan su kaynaklarımızı katlediyoruz... Hem de ne katliam....Lavabodan döktüğümüz bir litre yağ tam 1 milyon litre suyu mahvediyor. Evet evet, 1 litreye 1 milyon litre... Fritözlerde kirlenen yağlar, kızartma yapıldıktan sonra tavalardan dökülen yağlar denizlerimizde, göllerimizde, akarsularımızda ve içme suyu kaynaklarımızda geri dönülmesi imkansız hasarlar yaratıyor.Bu yağlar suların üzerinde birikerek güneş ışıklarının aşağıya geçmesini önlüyor ve oksijeni keserek sudaki tüm dengeyi bozuyor. Hem sudaki canlı yaşamı bitiyor hem de sular hızla kirlenerek tüm işlevini yitimeye başlıyor. Uzmanların söylediğine göre bu kirlenme böyle devam ederse 30-40 yıl sonra Türkiye büyük bir su sorunu ile karşı karşıya kalacak.Bu atık yağ kabusunun ev tarafı bir yana bir de işyerleri tarafı var. Türkiye'deki binlerce gıda işletmesi, oteller,moteller, kamu kurumları , askeriye, dev yemek şirketleri, fast-food'çular, tatlıcılar... Maalesef bunların çok büyük bir bölümü de yağlarını oluk oluk lavabolardan aşağı döküyor. O yağlar lavabolardan döküldükçe Türkiye'nin geleceği ellerinden gidiyor, her taraf pisleniyor, kararıyor. Ve maalesef belki de çocuklarımızın içecek bir damla su için birbirine gireceği bir geleceğe gidiyoruz...
BU NUMARAYI BUZDOLABINIZIN ÜZERİNE YAPIŞTIRIN: 444 28 45
Mevcut durum bu kadar kötü maalesef. Peki değiştirmek için bişeyler yapabilir miyiz? Evet yapabiliriz. Her bir hane halkı, her bir küçük dükkan, her bir işletme bu gidişatı değiştirebilir. Yağları lavabodan dökmek yerine ufak bidonlarda biriktirebilirsek bütün işi çözebiliriz. Çünkü bu bidonları sizden ücretsiz olarak alacak kurumlar var Türkiye'de. Evinizde 5 litre biriktirin, açın bir telefon, gelip alsınlar. Bu kadar basit. İşyerleri için de ufak bir hatirlatma yapalım. Atık yağını vermek için sözleşme yapmamanın, yağları lavabodan dökmenin aslında büyük bir cezası var. Tam 73 bin lira. Bu ceza şimdiye kadar kesilmemiş ama sorunun ne kadar ciddi olduğunun farkına varan belediyeler yakında cezayı kesmeye başlayacaklar. Bizden uyarması, sürpriz bir ceza ile karşılaşmamak için elinizi çabuk tutun.
Yağ meselesi memleket meselesi

5 yorum:

EBRULİ dedi ki...

Ah canım ya çöpler toplanmıyor,işçiler maaşlarını alamıyor, yağları toplamaları mümkün mü.Uzun zaman önce böyle bir uygulamayı duydum ben.Hatta bidon bile getiriyorlar denmişti.Hadi geçtim bidonu,yardımcı olmadılar bile.Daha sistem oturmadı vs gibi binbir bahaneyle almadılar.Bir çok smetin belediyesiyle görüştüm,yok böyel bir uygulama henüz cevabını aldım.Keşke her şey yazılıp çizildiği kadar kolay olsa,alınan kararlar uygulanabilse.teşekkürler paylaşım için,sevgilerimle canım.

lena dedi ki...

çok doğru çokta katılıyorum burda da muğlamızda da denizlerimiz kirleniyor ve kirletiyor hiç iyi bulmuyorum bunlara yetkililerin bir çare bulmasını diliyorum

GAMZELİ ANNE dedi ki...

canım bu konuyu burdan da duyurman çok güzel olmuş..bende daha önce duymuştum ...ve evimde birikmekte olan artık yağlar var,kızartmalardan artan yağlarımı biriktiriyorum:)5lt.olunca arıycam bende:)herşey bizim ve öncelikle çocuklarımızın geleceği için...sevgiyle kal:)minikleri öpüyorum:))

tatesal dedi ki...

Gelecek için mutlaka birşeyler yapmamız lazım,paylaşımın için teşekkürler...
KIZLARI ÖPÜYORUM....

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

bu yağ meselesi her zaman canımı sıkmıştır. Evde neredeyse hiç kızartma yapmıyoruz. Sadece arada bir köfte. Yanına kızartma patates değil püre:)))
Belediyeler zorunlu tutsa böyle yerleri , işi sıkı tutsa. O kadar kolay kontrol altına alınabilecek bir şey ki...